Gökhan Özmen | Avrupa Gönüllü Hizmeti | Arad

Herkese Merhaba! Ben Antalya/Türkiye’den Gökhan Özmen ve bu blogumda sizinle ilk defa Avrupa Gönüllülük Hizmeti (EVS) hakkındaki ilk tecrübelerimi paylaşacağım.

Ben Avrupa’daki gönüllülük deneyimimi Romanya’nın Arad şehrinde yapıyorum. Projem 9 aylık ve ben 4 ayını şimdiden tükettim bile. Buraya Haziran’ın 5’inde geldim ve yaşadıklarımı adım adım anlatmaya çalışacağım.

İLK GÜN

Yolculuğum yazdığım gibi Antalya/Arad arası olacaktı ancak bu yazıldığı kadar kolay olmadı 😀 Sabahın ilk saatlerinde uçakla İstanbul’a vardım. 1-2 saat havaalanında bekledikten sonra, Bükreş uçağıma bindim. Ve Bükreş’te Timişoara (Arad’a 1-2 saat mesafedeki en yakın havalimanı olan şehir)’ya ulaşmam için başka bir uçağa yetişmem gerekiyordu ancak ne yazık ki gişedeki pasaport ve valiz kontrolüm beklenenden uzun vakit alınca Timişoara uçağımı kaçırdım. Tabii ki, yalnız da olmam dolayısıyla biraz panik oldum ama havaalanındaki soru sorduğum herkes bana yardımcı olmaya çalıştı ve uçak biletimi ekstra para vermeden 1-2 saat sonraki uçuşla değiştirdim. Uçağım gelince de Timişoara’ya kısa bir sürede vardım ve orada Romanya’daki organizasyonumdan bir kişi beni Arad’daki yurduma götürmek için arabasıyla bekliyordu.

HER ŞEYİN BAŞLANGICI

Yurduma vardığım ilk andan itibaren çok uluslu bir ortama geldiğimi hemen farkettim. Beni Avusturya’lı oda arkadaşım Chris ve bir başka Türk gönüllü Deniz karşıladı. Tanıştığım ilk insanlar da beni oldukça sıcak karşıladı ve hepsi yardımseverdi. Burada büyük bir aile gibiyiz ve nedenini anlayamadığımız bir şekilde de çok fazla Türk gönüllü var. Lakabımız ‘’Turkish Mafia’’. 😀 Benim için ilk alışma devresi gerçekten çok kısa sürdü ve ortama hemen uyum sağladım.

PROJEMİZ

Arad’daki projemin adı ‘’Open Mirrors’’ ve burada bir çok çeşitli aktivite yapıyoruz. Haftalık programımızda bir gün kreşe, bir gün huzur evine ve bir gün de down sendromlu insanların olduğu merkezlere gidiyoruz. Bu merkezlerde bazen oyunlar oynuyoruz bazen İngilizce öğretiyoruz bazen de kendi dilimizi. Tabii bu arada Romen dilinden de bir şeyler öğreniyoruz. Bu merkezlerden ayrı olarak da haftada 1 saat olmak üzere, ben ve 2 Türk gönüllü arkadaşım Türkçe dersi veriyoruz, projemizdeki diğer arkadaşlar da kendi dilleri olan Lehçe ve Danca (Polonya ve Danimarka dilleri) öğretiyorlar. Dahası, 2 haftada bir Arad’ın çeşitli yerlerinde tansiyon ölçme etkinlikleri düzenliyoruz ve isteyenlerin tansiyonunu küçük makinelerimizle para almadan sadece aktivitimize katıldıklarına dair imza toplayarak gerçekleştiriyoruz. Projemizde her ay, futbol, fitness, tırmanış gibi spor aktiviteleri de düzenliyoruz. Yani, projemiz oldukça aktif ve ayrıca her hafta uyum sağlamak için Romen dili dersleri de alıyoruz. Gönüllülük hizmetinin bir parçası olduğu için zaten gittiğiniz ülkede mutlaka o ülkenin dil eğitimini de alabiliyorsunuz. Tabii ki ben de hala Romen diline hakim olduğumu söylemem ama ‘’Eu sunt voluntar aici’’ ‘’Ben burada gönüllüyüm’’ diyebilecek kadar işe yarar basit şeyleri söylemeyi öğrendim. 😀

ON ARRIVAL TRAINING (İLK EĞİTİM)

Buraya geldiğimiz ilk ay, projenin ortası, ve sonrası olmak üzere 3 farklı eğitime tabii tutuluyoruz ve ben ve birçok gönüllü arkadaşımın da katıldığı üzere gönüllülük hizmetinin en eğlenceli kısmı. Bir otelde hiçbir masraf ödemeden 1 hafta boyunca kaldık ve bir sürü farklı ülkeden gelen Romanya’nın farklı şehirlerinde çalışan bizimle aynı dönem gelen gönüllüyle tanıştık. Aslında biz eğitim için küçük bir gruptuk, sadece 16 kişi, diğer arkadaşlarım daha fazla kişiyle tanışma imkanı bulduğu için bu konuda biraz şanssızım ama yine de oldukça eğlendim ben de. Bir çoğuyla hala iletişim halindeyim ama ne yazık ki bazılarıyla da yollarımız erken ayrılmak zorunda kaldı ve benim için EVS’in en üzücü anlarından biri de buydu.

Şimdilik gittiğim yerler

4 ay süresince Romanya içinde Predeal’i, Braşov’u, Bükreş’i ve Timişoara gezme fırsatım oldu. Bükreş beklentimi karşılayamadı açıkçası ama Braşov ve Timişoara gerçekten çok güzeldi. Yani, Romanya’nın her yerinde herkese göre bir şehir var.

Yaşadığım diğer bazı şeyler

Burada elbette ne kadar farklı bir ortamda olsak ve çok güzel vakit geçirsek de illa ki başımıza bazı olumsuzluklar da geliyor. Ben, ilk olarak telefonumu şortumun cebinde unutup havuza girdiğim için telefonumdan ve sim kartımdan oldum. 1 hafta geçmeden Bükreş’e gittim ve orada da bir otobüste telefonla konuşup etrafıma fazla dikkat etmediğimden laptop çantamı almadan otobüsten indim, dolayısıyla laptop’ım ve çantanın içinde olan pasaportumu da bu şekilde kaybettim. Elbette bulmak için polise gittim ve pasaport için de elçiliğe başvurdum ancak hala kayıplardan bir haber çıkmadı ve yeni çıkan pasaport, yol masrafları vs. bütçemi daha ilk günlerden sarstı, unutmadan bütün bunlar olurken hoşlandığım Litvanyalı kız da beni reddetti 😀 Tabii bütün bu olanlardan sonra bir süre kendime gelemedim ama bunun da projemle pek bir alakası yoktu, malesef bunlar hayatta her an her yerde olabilecek şeyler. Yani demem o ki, başınıza bu kadar kötü olay gelse bile, ki bu kadar şanssızlık bir beni bulur (:D), EVS yapmak gibi bir düşünce aklınızda varsa, mutlaka fazla zaman kaybetmeden hemen başvurun ve siz de bu deneyimi yaşayın. Eğer, daha fazla zaman bulursam gelecek aylarda diğer deneyimlerimi de paylaşabilirim, şimdilik hoşçakalın.

 

 

11948035_742072102564177_1766260366_n 11912887_742072095897511_1095649709_n 11909757_742072105897510_432329101_n 11908016_742072092564178_31829855_n

 

 

Post a comment